REST mimarisi ve RESTful servisleri nedir

Merhaba arkadaşlar, bu yazımda özellikle web uygulamalarımızda oldukça sık kullandığımız REST (Representational State Transfer) mimarisinden bahsetmek istiyorum.

REST mimamisi HTTP üzerinde çalışan bir yapıya sahiptir. Diğer mimarilere göre daha basit ve hızlı olduğunu söyleyebiliriz. Sunucu ve istemci arasında verileri JSON yada XML formatında taşıyarak uygulamaların birbirleriyle haberleşebilmelerini sağlar. REST mimarisi ile uyumlu olan servislere RESTful servisler denmektedir.

REST mimarisi stateless olup, herhangi bir durum bilgisi saklamaz. Dolayısıyla istemci-sunucu arasında taşınan verilerde istemciye ait herhangi bir veri bulunmaz.

REST mimarisini diğer bir popüler olan SOAP mimarisiyle karşılaştırırsak şunları rahatlıkla söyleyebiliriz.

  • SOAP servisleri RPC (Remote Process Call) yöntemini kullanır. Güvenlik protokollerini içinde barındırır, state bilgisini request ve response larda tutar. Fakat bu durum REST mimarisinde daha farklıdır. RESTful servislere direkt bir URL üzerinden erişilir. Arada herhangi bir güvenlik protokolü, bileşen vs… yoktur.
  • SOAP olan bir servisi kullanabilmeniz için servisin WSDL bilgisine ihtiyaç duyarsınız. Proxy sınıfları ve bileşenler gerekmektedir. Kısaca bir istemci SOAP ile ilgili neredeyse tüm detayları bilmek zorundadır. Aksi halde bu servisi istemcinin kullanması mümkün değildir. REST mimarisinde ise herhangi bir servisi çağırmak için sadece URL bilgisini bilmeniz yeterlidir. Kısaca bir istemcinin REST mimarisine ait bir servisin yapısını ve detaylarını bilmesine gerek yoktur. Son derece esnek bir yapıya sahiptir.

RESTful servisleri üzerinden CRUD (Create, Read, Update, Delete) işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için HTTP metotları kullanılır. Popüler olan HTTP metotları şunlardır;

  • GET (okuma işlemleri için)
  • POST (kayıt ekleme işlemleri için)
  • PUT (güncelleme işlemleri için)
  • DELETE (silme işlemleri için)

REST mimarisinin basit yapısı, kolay uygulanabilmesi, hızlı çalışması gibi olumlu özellikleri olsa da önemli bir dezavantajı vardır. Bunlardan biri güvenlikle ilgilidir. SOAP REST mimarisine göre güvenlik konusunda kendi standartları gereği daha avantajlıdır. Fakat REST mimarisinde güvenlik konusu işin geri kalan kısmıdır.

Bir dahaki yazımda görüşmek üzere, sevgiyle…

 

 

Dependency Injection Nedir

Merhaba arkadaşlar. Bu yazımda size DI (Dependency Injection) kavramından kısaca en basit haliyle bahsetmek istiyorum.

DI (Dependency Injection), IoC (Inversion of Control)’un en önemli implementasyonlarından biridir. Peki IoC (Inversion of Control) neydi, bunu bir hatırlayalım. IoC (Inversion of Control); uygulamamızda nesne oluşturma işinin geliştiriciden alınarak ilgili çatının sorumluluğuna devredilmisidir.

SOLID prensiplerindeki son harfi temsil etmektedir.

Uygulama katmanımızda bir A sınıfı olsun ve bu A sınıfımızın bir üyesi başka bir sınıf olan B sınıfına ait olsun. Bu ilişkiyi A sınıfımızın içinde new operatörü ile yaptığımızı düşünelim. Böylece A sınıfımız, B sınıfımızın özelliklerine ve davranışlarına daha ortada hiçbirşey yokken bağlı hale getirmiş olduk. Peki bu istenilen bir durum mu, tabiki hayır. İşte DI (Dependency Injection) kavramı burada devreye giriyor. Bu prensip sayesinde nesne atamalarını çatımızın sorumluluğuna bırakıyoruz ve bunu bizim yerimize sadece gerektiği durumlarda atamaları gerçekleştirerek dinamik hale getiriyor. Bunu başka bir cümleyle açıklamak gerekirse; uygulamamızın çalışırken o an kullanması gereken nesneler çatı tarafından enjekte edilecektir. Böylece sonraki süreçlerde herhangi bir düzenleme yada değişiklik olması durumunda sadece belirli kısımların değiştirilmesi yeterli olacaktır.

Şimdi bu prensibi artılarıyla ve eksileriyle beraber değenlendirelim.

Artıları

  • Uygulamamızı oluşturan yapılan birbirleri ile bağımlılıkları azaldığı için uygulamamızda değişiklik yapmak daha kolay hale gelmesi. (Bunu loosely coupled olarak da tanımlıyabiliriz.)
  •  Çok rahat bir şekilde Unit testler yazmamızı sağlayabilmesi. İstediğimiz sınıfı rahatlıkla mock edip, kolayca test edebilmemiz.

Eksileri

  • Oluşturduğumuz sınıf sayısının fazla olması
  • Gereksiz interface lerin fazlalığı

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere, hoşçakalın.

DNA Zinciri Eşleştirme

Merhaba arkadaşlar. Bugün Üniversitelerimizin spesifik olarak verdiği bir ödev konusuna değineceğim.

Konumuzun adı DNA zinciri eşleştirme. Çoğunuz özellikle sayısal bir geçmişi herkes zaten bunun ne anlama geldiğini biliyorsunuzdur. Bu yüzden fazla detaya girmeyeceğim.

Peki ödev bizden ne yapmamızı istiyor. Bunu açıklayalım.

Bu ödev; kullanıcının girdiği farklı DNA zincirlerinin eşleşip, eşleşmediğini kontrol edecek. Bu kontrolü bizim yazdığımız bir program sağlayacak.

Bildiğiniz üzere kısaca DNA zincirlerinin üzerinde nükleotitler bulunur. Bu nükleotitler; A (Adenin), T(Timin), G (Guanin), S(Sitozin) ve U(Urasil) dir. Biz urasille ilgilenmeyeceğız ve toplamda dört tane nükleotidimizin olduğunu varsayacağız.

Bu nükleotitler arasında şöyle bir eşleşme kuralı vardır.

A = T ve G = S

Yani bir zincirde bulunan Adenin’in karşısına başka bir zincirde bulunan Timin geliyorsa bu eşleşme uyumludur Aksi takdirde eşleşme olmaz. Programımızı da bunları dikkate alarak yazmamız gerekiyor.

Programımıza input olarak DNA zincirlerini nükleotitleriyle beraber gireceğiz ve çıktı olarak hangi zincirlerin eşleştiği sonucunu alacağız.

Ben bu programı C dili ile tasarladım tabi ki başka diller ile de tasarlanabilir.

Program kodu;